İftira, Türk Ceza Kanununun 267. Maddesinde; “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde tanımlanmıştır.

İFTİRA SUÇU NASIL İŞLENİR?

Üç tür eylemle iftira suçu işlenebilmektedir. Bunlar; ihbar yoluyla iftira suçu, şikayet yoluyla iftira suçu, basın yoluyla iftira suçu.

HANGİ DURUMLARDA İFTİRA DAVASI AÇILIR?

İftira suçunun oluşması ve bu suç kapsamında soruşturmaya başlanabilmesi için suçu oluşturan maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsurunun tam olması aranmaktadır. Ayrıca dikkat edilmesi gereken husus ise iftira suçunu işleyen kimsenin ihbar ettiği kişinin suçu işlemediğini bilmesine rağmen suçu işlediğini belirtmesidir.

iftira davası

İftiraya uğrayan tarafın, haksız bir eylemi gerçekleştirmemesi ancak bu eylemi gerçekleştirmiş gibi şikayet edilmesi gerekir. İftira suçundan dava açılması için suç unsurlarının tam olarak meydana gelmesi gerekir.

İFTİRAYA UĞRAYAN KİŞİ TAZMİNAT DAVASI AÇABİLİR Mİ?

İftira uğrayan kişi hakkında soruşturma yürütülmesi durumunda müşteki psikolojik, ekonomik veya herhangi bir sebeple zarara uğramışsa bu durumda İftiranın düzeyi ve yaşanan kayıplar değerlendirilerek iftira atan tarafa tazminat borcu bağlanır.

İftira suçu nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır.

Şu durumda, davalılar ... ve ...'ın davacı hakkında şikayet konusu ettikleri eylemler kapsamında dava dışı ... ... yönünden zayıf da olsa emarelerin mevcut olduğu, ancak dava dışı... ... ile kimlikleri meçhul dava dışı başka kişilerin çocuklarına ilişkin davacı tarafından yapıldığı iddia edilen eylemlerin varlığına ilişkin dosya kapsamında hiç bir emare bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle salt hak arama özgürlüğü gerekçesiyle davanın tümden reddedilmiş olması doğru değildir. Dava dışı... ... ve kimliği meçhul diğer çocuklar kapsamında yapılan davaya konu şikayetin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, davacı yararına somut olaya uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen kararın yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının, davalılardan ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.10.2020 gününde oy oyçokluğuyla karar verildi.

İFTİRA SUÇUNDA DAVA ZAMANAŞIMI NE ZAMAN BAŞLAR?

İftira suçunun zamanaşımı süresi 8 yıldır. Ceza hukukunda genel olarak zamanaşımı süresi suçun işlendiği tarihten itibaren başlamakta ise de iftira suçunda zamanaşımı süresi suçtan zarar gören kişinin suçu işlemediğinin kesinleştiği tarihten itibaren başlamaktadır.

Yani iftira suçunun mağdurunun fiili işlemediğinin sabit olduğu andan itibaren 8 yıl içerisinde dava açılmazsa veya açılmasına karşın konu hakkında karar verilemezse bu durumda zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme karar verilmesi gerekmektedir.

İFTİRA ATILAN KİŞİ TAZMİNAT ALABİLİR Mİ?

İftira suçunun cezai sorumluluğunun yanı sıra hukuki bakımdan da sorumluluğu bulunmaktadır. İftira suçunun mağduru suçun failine karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Açılacak maddi tazminat davası ile iftira sebebiyle maddi zararların giderilmesi; manevi tazminat davası ile ise iftira sebebiyle mağdurun yaşadığı derin üzüntü, elem ve kederin yol açtığı manevi zararların giderilmesi amaçlanmaktadır. Açılan tazminat davası sonucu mağdurun tazminat alabilmesi mümkün olup hükmedilecek tazminatın miktarı somut olayın özellikleri ve meydana gelen zararın büyüklüğü ile birçok kriter dikkate alınarak belirlenecektir.

İFTİRA DAVASI SONUÇLARI NE OLUR?

İftiraya uğrayan kişinin yapacağı şikayet sonucu Cumhuriyet savcısı iftira suçunun işlendiği hususunda yeterli şüphenin bulunduğu kanaatine varırsa bu durumda iddianame düzenleyerek dosyayı kovuşturma yapılmak üzere mahkemeye gönderir.

Mahkeme gerçekleştireceği yargılama sonucu iftira davası sonucunda çeşitli hükümler kurabilir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 223. Maddesinin 2. Fıkrasına göre; Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilir. Yani CMK. 223. Maddesinin 2. Fıkrasında düzenlenen hallerin söz konusu olması halinde kişinin üzerine atılı iftira suçundan beraatine karar verilecektir.

Şayet kişinin iftira suçunu işlediği yönünde şüphe kalmayacak şekilde kanaat oluşursa bu durumda; Türk Ceza Kanununun 267. Maddesi gereğince hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. Şayet fail suçun fiili kısmını ve delillerini de uydurursa bu durumda ceza yarı oranda artırılacaktır.

İFTİRA SUÇU NEREYE ŞİKAYET EDİLİR?

Şikayet hakkı; suçun savcılık tarafından soruşturulması veya mahkeme tarafından kovuşturulması için mağdura tanınan bir haktır. İftira suçunun soruşturması ve kovuşturması şikayete tabi olmayıp re’sen soruşturma ve kovuşturma yapılır.

İftira suçunda şikayet yoluna başvurulmak istenilirse şikayet hakkı, polis veya jandarma gibi kolluk kuvvetlerine yapılabileceği gibi Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak şikayet sonucu müşteki ifade tutanağı düzenlenmesi ile de kullanılabilir. Ayrıca iftira suçunun mağduru olan kişinin yazılı olarak da şikayet yoluna başvurabilmesi mümkündür. Bu durumda Cumhuriyet Başsavcılığına veya mahkemeye şikayet dilekçesi verilebilecekse de mahkemeye verilecek şikayet dilekçesi de savcılığa gönderilecektir. Şikayet süresi her ne kadar mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay ise de iftira suçu şikayete bağlı bir suç olmadığından her zaman soruşturulması mümkündür.

MEMURA İFTİRADA BULUNAN KİŞİNİN ŞİKAYETİ DOĞRU DEĞİLSE NE YAPILIR?

Devlet Memurları Kanununun 25. Maddesine göre;

“Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.”

Devlet Memurları Kanununun 25. maddesi ile devlet memurlarının haksız isnat ve iftiralara karşı korunması amaçlanmıştır. Haksız isnatların ve iftiraların soruşturma veya kovuşturma sonucu asılsız olduğu sabit olursa bu durumda suç duyurusunda bulunulması zorunludur.

SUÇ UYDURMA SUÇU ŞİKAYETE TABİ MİDİR?

Türk Ceza Kanununun 271. Maddesinde suç uydurma suçu ile ilgili olarak;

“İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Düzenlemesine yer verilmiştir.

Her ne kadar suç uydurma suçu; belirli bir kişiye yönelik yapılmaması, hiç işlenmemiş fiil bakımından uydurulması, idari yaptırıma konu fiilin isnadının suçu oluşturmaması yönünden iftira suçundan ayrılsa da suç uydurma suçu da iftira suçu gibi şikayete bağlı olmayıp soruşturması ve kovuşturması re’sen yapılabilmektedir.

İFTİRA SUÇU TÜZEL KİŞİLERE KARŞI İŞLENEBİLİR Mİ?

Ceza hukukunda iftira suçunun mağdurunun tüzel kişi olup olamayacağı hususunda tartışmalar bulunmaktadır. İftira suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 267. Maddesi incelendiğinde, bir kimseye karşı işlenebileceği görülmekte olup bir tüzel kişinin veya devletin suçun mağduru olması mümkün değildir. Doktrinde ise iftira suçunun mağdurunun sadece gerçek kişilerden oluşabileceği tüzel kişilerin ise ancak suçtan zarar gören kişiler olabileceğini belirtmişlerdir.

TAKİPSİZLİK KARARINDAN SONRA İFTİRA DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

İftira suçu iddiasıyla yapılan şikayet sonucu iddianame düzenlenerek dava açılmasına karar verilebileceği gibi takipsizlik yani kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek soruşturma aşaması sonlandırılabilir.

Suç şüphesi ile başlayan soruşturma evresinin sonunda soruşturma aşamasını yürüten Cumhuriyet Savcısının delil toplama ve soruşturma işlemleri sonucunda kovuşturulacak bir durumun olmadığına dair vermiş olduğu karara takipsizlik kararı denilmektedir. Söz konusu karara karşı 15 gün içinde itiraz edilmesi mümkündür. Bu sürenin başlangıç tarihi ise kararın mağdura tebliğ edilmesiyle başlamaktadır.

Sonuç olarak takipsizlik kararı verilmesiyle soruşturma aşaması sonlanmakta olup bu karara itiraz mümkünse de itirazın reddedilmesi sonucu verilecek karar kesin olup takipsizlik sonucu iftira suçu hakkında dava açılması mümkün değildir.

İŞYERİNDE İFTİRAYA UĞRAYAN KİŞİ NE YAPMALI?

İşçinin işyerinde iftiraya uğradığından bahsedilebilmesi için; İşçinin yapmadığı bir fiil söz konusu olmalı, bu fiil nedeniyle işçi haksız şekilde isnat altında bırakılmalı, asılsız isnat işverenden gelmeli veya işçilerden yaptığı isnattan bilgisi olmasına rağmen müdahalede bulunmamalıdır.

İşçinin işyerinde iftiraya uğraması halinde iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme imkanı bulunmaktadır. İş Kanununun 24. Maddesinin 2. Fıkrasının c bendi; “İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.” Düzenlemesine yer vermiş olup işçi bu fıkra kapsamında iş sözleşmesini hakkını kaybetmeden gerçekleştirebilecektir.

Ayrıca işçi iş sözleşmesinin haklı nedenle feshinin yanı sıra kişilik haklarının zedelendiğinden bahisle manevi tazminat da isteyebilecektir. İşçinin bu şekilde tazminata hak kazanabilmesi için iftiranın mahkemede ispat edilebilir nitelikte olması gerekmektedir.

HAKARET İÇİN TAZMİNAT DAVASI AÇILIR MI?

Hakaret, kişilik haklarını zedeleyen haksız fiillerden biri olduğundan hakaret suçunun mağduru kişilik haklarının zedelendiğinden bahisle tazminat davası açabilecektir. Şayet gerçekleştirilen hakaret fiili sonucunda hakaret eden kişi herhangi bir hapis veya adli para cezası almasa da manevi tazminat davası açılarak kişi içinde bulunduğu elem ve üzüntüye karşılık bir miktar tazminat talebinde bulunabilir.

Şayet hakaret suçu teşebbüs aşamasında kalırsa bu durumda kişide manevi zarar oluşturacak fiil tamamlanmadığından bu fiile dayanılarak tazminat davası açılabilmesi mümkün değildir.

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2015/1568, K. 2016/421, T. 14.1.2016

... 2012/1181 esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalının davacıya hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, davalının hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrildiği anlaşılmıştır.

Davaya konu edilen olay incelendiğinde, davalının davacıya hakaret ettiği taraf anlatımları, tanık beyanları ve ceza dosyası ile sabittir. Bu durum davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Mahkemece uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

HAKARET DAVASI TAZMİNAT MİKTARI NE KADAR?

Hakaret sebebiyle tazminat davası kapsamında mağdurun kişilik hakları korunmak istenmiştir. Kişilik haklarına haksız ve hukuka aykırı bir şekilde saldırıda bulunulan kişi manevi tazminat talebinde bulunabileceği gibi talep miktarını aşmamak kaydıyla tazminat miktarına hükmedilir.

Hakaret sebebiyle tazminat davası açıldığında kusurun ağırlığı tazminatın miktarını belirler. Hakaretin başkalarının yanında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, hakaretin boyutu, hakarete uğrayan kişinin rencide olma miktarı tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.

HAKARET DAVASI CEZASI KAÇ TL 2021?

Hakaret suçunun basit halini düzenleyen Türk Ceza Kanununun 125. Maddesine göre;

“Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Hükmüne yer verilmiştir.

Şayet Hakaret suçunun;

  • Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
  • Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
  • Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde ise cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

Türk Ceza Kanununun 125. Maddesinin 4. Fıkrasına göre;

“Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.”

Türk Ceza Kanununun haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret başlıklı 129. Maddesinde;

“Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez. Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Düzenlemesine yer verilmiş olup haksız fiil, kasten yaralama, karşılıklı hakaret işlenmesi durumunda ceza verilmesine yer olmadığına veya cezada indirim yapılmasına karar verilebilir.

HAKARET DAVASI AÇMAK NE KADAR?

Hakaret suçuna ilişkin şikayetlerin yapılması ve yargılama sürecinin vekil vasıtası ile takip edilmesi ücrete tabidir. Söz konusu ücret hukuk büroları arasında farklılık göstermektedir.

Hakaret ve benzeri ceza avukatı ücretleri Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl “asgari ücret tarifesi” şeklinde düzenlenmektedir. Bu sebeple tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar belirlenmesi mümkün değildir. Ancak şikayeti yapacağınız baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde tavsiye edilen ücret miktarı belirlenebilir.

ÖZET OLARAK

İftira, hakaret ve suç uydurma suçlarına ilişkin şikayet ve yargılamalarınızda hak kaybına uğramamanız için uzman bir avukat veya hukuk bürosundan yardım alınması son derece yararınıza olacaktır. Yanlış seçimler hak kaybı yaşamanıza sebep olabilecektir.

Yukarı Çık