Kamu Hukuku

İddianame Nedir?

Soruşturma evresi sonunda toplanan kanıtlar, suçun islendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.

İddianame düzenlenmesinin temel amacı, şüpheli hakkında kamu davası açılarak onun sanık statüsüyle yargılanmasını ve gerçeğin mahkeme önünde ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Kamu davasının açılabilmesi için “kuvvetli şüphe” değil, “yeterli şüphe” bulunması gerekir.

İddianame, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresi sonunda suç oluşturduğu konusunda yeterli şüphe edindiği olayı yargıç veya mahkeme önüne çıkarma kararıdır. İddianame, yazılı bir iddiadır. Hukukumuzda, kural olarak sözlü iddia usulüne yer verilmemiştir.

Cumhuriyet savcısı bütün soruşturma işlemlerini esaslı bir biçimde yaptıktan, bütün kanıtları araştırdıktan sonra dava açmak için yeterli kanıt elde etmişse iddianame düzenleyerek olayı mahkeme veya yargıç önüne götürmek zorundadır. Yeterli kanıt elde edildiği durumlarda Cumhuriyet savcısı, iddianame düzenlemek zorundadır.

Cumhuriyet Savcısının Kanıtları Değerlendirme Yetkisi Var Mıdır?

Cumhuriyet savcısının kanıtları değerlendirme yetkisine sahip olup olmadığı tartışmalıdır. Uygulamada Cumhuriyet savcıları tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararları kaldırılırken, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirme ve kanıtları takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu gerekçe gösterilmektedir.

Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinin sonunda toplanan kanıtların kamu davası açılması için yeterli olup olmadığına kanıtları değerlendirerek karar vermektedir. Cumhuriyet savcısı iddianamede kanıtları göstermek ve yüklenen suçu oluşturan olayları, mevcut kanıtlarla ilişkilendirerek açıklamak zorundadır.

Cumhuriyet savcısının kanıtları takdir yetkisi, eylemin suç oluşturup oluşturmadığını takdir yetkisini de içermektedir. Zira suçun olmadığı bir durumda kanıtların yeterli olup olmadığından söz edilemez.

Kamu Davası Nedir?

İddianame kabul edilince Cumhuriyet savcısı tarafından açılan davaya kamu davası denir.

Bu davaya kamu davası denilmesinin nedeni, Cumhuriyet savcısının bu davada kamu adına hareket ediyor olmasındandır.

Kamu davasını açma görevi kanun tarafından Cumhuriyet savcısına verilmiştir (CMK m. 170/1). Aslında kamu davasını açan son işlemi yapan, asıl kararı veren Cumhuriyet savcısı değil, mahkemedir. Zira iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.

Kamu Davası Ne Zaman Açılır? Şartları Nelerdir?

Kamu davasını açılabilmesi için dört koşulun bir arada bulunması gerekir:

  • Eylemin suç oluşması gerekir.
  • Failin belli olması gerekir.
  • Yeterli şüphe bulunması gerekir.
  • Kovuşturma olanağının bulunması gerekir.

Kamu Davası Ne Zaman Açılır? Şartları Nelerdir?

İddianamenin Unsurları Nelerdir?

İddianamede yer alması gereken unsurlar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. Maddesinin 3. Fıkrasında sayılmıştır.

İddianamede yer alması gereken unsurlar şunlardır:

  • Şüphelinin kimliği,
  • Müdafii,
  • Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
  • Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya yasal temsilcisi,
  • Açıklanmasında sakınca bulunmaması durumunda ihbarda bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
  • Şikâyetin yapıldığı tarih,
  • Yüklenen suç,
  • Uygulanması gereken kanun maddeleri,
  • Yüklenen suçun işlendiği yer. tarih ve zaman dilimi,
  • Suçun kanıtları,
  • Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri.

Cumhuriyet Savcısının Kamu Davası Açıp Açma Konusunda Takdir Yetkisi Var Mıdır?

Ceza Muhakemesi Kanunu’yla Cumhuriyet savcısına kamu davası açıp açmama konusunda iki durumda takdir yetkisi verilmiştir.

Aslında bu takdir yetkisi kamu davası açıp açmamak yönünde değil, iddianame düzenlemek ya da kovuşturmaya yer olmadığı karan vermek yönünde tanınan bir yetkidir.

Cumhuriyet savcısına tanınan takdir yetkisi, istisnaidir. Asıl olan onun kamu davası açılması için olayı mahkemenin önüne taşımasıdır.

Cumhuriyet savcısına takdir yetkisi verilen durumlar şunlardır:

  • Cezayı kaldıran kişisel neden olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların varlığı,
  • Kişisel cezasızlık nedenin varlığı,

İddianamenin İadesi Ne Demek? (CMK m. 174)

İddianamenin iadesi, eksik inceleme ve soruşturma yapılarak mahkemeye sunulan iddianamelerin yeniden gözden geçirilip düzeltilmesini sağlayan hukuksal yoldur.

“Kişilerin lekelenmeme hakkı” ile “eksiksiz soruşturma ve tek oturumda duruşma” ilkeleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının makul sürede bütün kanıtları toplamaları, yalnızca mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatla sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları, yani bir tür filtre görevi yapmaları gerekir.

İddianamenin İadesi İçin Aranan Koşullar Nelerdir?

İddianamenin iadesi kararı verilebilmesi için aşağıdaki koşulların bulunması gerekir:

  • Kamu davasını açan bir iddianame bulunmalıdır.
  • İade nedenleri gerçekleşmelidir.
  • İade, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde yapılmalıdır.
  • İade, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle yapılmalıdır.

İddianamenin İadesi Nedenleri Nelerdir?

İddianamenin iadesi nedenleri aşağıda saılmıştır:

  • İddianamenin 170. maddeye aykırı olarak düzenlenmesi,
  • İddianamenin suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir kanıt toplanmadan düzenlenmesi,
  • Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde, ön ödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın iddianame düzenlenmesi,
  • soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya isteme bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya istem olmaksızın iddianame düzenlenmesi.

İddianamenin İade Edilemeyeceği Durum

Suçun hukuksal nitelendirilmesi  nedeniyle iddianame iade edilemez. Başka bir deyişle suçun hukuksal nitelendirilmesinin yanlış yapılması, iade nedeni değildir.

Zira soruşturma evresinde suçun nitelendirilmesini yapma görevi soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısına aittir. Mahkeme, suçun nitelendirilmesinde farklı düşünüp kendi nitelendirmesine göre suçun yüksek görevli bir mahkemenin madde bakımından yetkisine gireceği kanısında ise madde bakımından yetkisizlik kararı vererek dosyayı madde bakımından yetkili mahkemeye göndermelidir.

Stj. Av. Mehmet Can CİVAN & Av. Ahmet EKİN

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu