Türk Ceza Kanunu madde 86’da düzenlenen kasten yaralama suçu, kişilerin vücuduna kasıtlı olarak acı vermek, kişilerin sağlığını veya algılama yeteneğine zarar verme şeklinde işlenir. Bu suçun basit halinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Ceza suçun nasıl işlendiği, kime karşı işlendiği ve doğurduğu sonucun ağırlığına bağlı olarak arttırılıp azaltılabilir.

kasten yaralama suçu

KASTEN YARALAMA SUÇU NEDİR?

Kasten yaralama suçu, kasten bir kişinin vücuduna acı vermek, kişinin sağlığına veya algılama yeteneğine zarar vermektir. Burada yara kelimesi halk arasında kullanılan yara açmak, vücuttan kan akması şeklinde olmak zorunda değiller. Kasten yaralama, kişinin bedensel bütünlüğüne zarar verebileceği gibi ruhsal yapısına da zarar verebilir. Bu yönüyle yaranın fiziksel olarak ağrı veya acı şeklinde olmasına gerek yoktur. Bu nedenle yaralama fiili geniş şekilde anlaşılmalıdır.

KASTEN YARALAMA SUÇU HANGİ HAREKETLE İŞLENİR?

Kasten yaralama suçu serbest hareketli bir suçtur. Bu anlamda failin mağdurun vücuduna acı veren, sağlığını veya algılama yeteneğini bozan her türlü fiille işlenmesi mümkündür. Aynı zamanda suç, acı verme, sağlığı veya algılama yeteneğini bozma şeklinde işlenebileceği için seçimlik hareketli bir suç türüdür.

Bu suç icrai hareketle işlenebileceği gibi ihmali suretle de işlenebilir. Nitekim TCK madde 88’de kasten yaralama suçunun ihmali suretle işlenmesi düzenlenir. Kasten yaralama sadece bedensel zarar olarak işlenmez, aynı zamanda kişinin akıl sağlığına karşı da işlenebilir.

Kasten yaralama suçunun vücuda acı verilerek işlenmesi halinde, acı verme fiilinin mutlaka fiziksel bir şekilde işlenmesi gerekir. Acının az veya çok olması burada kıstas değildir. Hareketin acı vereceği konusunda şüphe bulunmaması yeterlidir. Örneğin atılan bir tokat veya kişiyi itip yere düşürmek. Bu hareketin illa fail tarafından işlenmesine gerek yok. Hareket mağdura da yaptırılabilir. Örneğin kendisine zarar vermek için yaklaşan adamdan kaçmak için balkondan atlayıp ayağını kıran kişinin eyleminde kendi kendisini sakatlamış gibi görünse de objektif olarak bu eyleme sebep olan kişi mağdura zarar vermek için ona yaklaşan kişidir.

Suçun sağlığı bozma şeklinde işlenen halinde ise, kişinin bedenen ve ruhen var olan iyi halinin kötüleşmesi veya mevcut kötü bir sağlığın daha da bozulması şeklinde olur. Sağlığın bozulmasından sonra ortaya çıkan durumun ne kadar sürdüğü önemli değildir.

Suçun son işlenme hali ise, algılama yeteneğinin bozulması şeklinde işlenmesidir. Burada algılama yeteneği akıl hastalığı seviyesine ulaşmamakla birlikte, idrak ve iradi hareket etme yeteneğinde bozukluk meydana gelir. Mağdurun dış dünyayı algılayabilme yeteneği zayıflar veya ortadan kalkar. Örneğin kişinin sarhoş edilmesi veya uyuşturucu madde etkisine maruz bırakılması.

HAKARET SUÇU NEDİR, NASIL ISPATLANIR?

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN İŞLENME BİÇİMLERİ NELERDİR?

Yukarıda değinildiği gibi kasten yaralama suçu, serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun vücuduna acı verecek, sağlığını veya algılama yeteneğini bozacak her türlü hareketle işlenebilir. Mağdura yumruk atmak, tekme atmak, mağduru itmek, çelme takıp yere düşürmek. Vücuduna acı verecek bir cisimle((sopa, taş, bıçağın sapı, silah kabzası, tüfek dipçiği, terlik, tabure, telefon…) vurmak, boğazını sıkmak veya vücudun başka yerini sıkıp acı vermek veya bıçaklamak şeklinde işlenebilir.

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN UNSURLARI NELERDİR?

Kasten yaralama suçunun unsurları, maddi unsurlar, manevi unsurlar ve hukuka aykırılıktır. Suçun maddi unsurları, fail, mağdur, hareket, konu, netice ve nitelikli hallerdir. Suçun manevi unsuru ise kasttır. Bu suç bakımından hukuka uygunluk sebepleri çeşitli olabilir.

İlk olarak fail-mağdur unsurlarından başlayacak olursak, suçun faili ve mağduru özellik göstermez. Suç herkes tarafından işlenebilir. Yalnızca maddenin 3. fıkrasının c ve d bentlerinde fail ve mağdur için özgü suç niteliği vardır. C bendinde mağdur yalnızca kamu görevlisi d bendinde ise fail yalnızca kamu görevlisi olabilir.

Hareket unsuru ise yukarıda detaylıca açıklanmıştı. Suç hem serbest hareketli hem de seçimlik hareketli bir suçtur.

Suçun konu unsuru ise suç, bireyin vücudu üzerinde işlendiği için konu kişinin vücut bütünlüğüdür.

Kasten yaralama suçu aynı zamanda neticeli bir suçtur. Yani suçun oluşumu yaralama neticesinin varlığına bağlıdır.

Suçun manevi unsuru genel kasttır. Yani fail ika ettiği fiil neticesinde mağdurun yaralanacağını biliyor ve bunu istiyorsa kastı var diyebiliriz. Ayrıca suç olası kast ile de işlenebilir.

Hukuka aykırılık unsuruna bakacak olursak; bu suçun oluşması için diğer unsurların yanında failin fiilinin hukuka aykırı olması gerekir. Yani fiili hukuka uygun hale getirecek bir durum olayda gerçekleşmemiş olmalıdır. Bu hukuka uygunluk sebeplerinin başında meşru müdafaa gelir. Buna ek olarak hakkın icrası ve kanun hükmünün yerine getirilmesi de kasten yaralama suçu için hukuka uygunluk sebebi olur.

Hakkın icrası için verilecek en uygun örnek, hekimin hastaya yaptığı müdahaledir. Bu müdahale hekimlik görevinin ifası olduğundan hakkın icrası kapsamındadır. Kanun hükmünün yerine getirilmesi hukuka uygunluk sebebinde kolluğun suçla mücadelede zor kullanma yetkisi örnek verilebilir.

ŞANTAJ SUÇU NEDIR? ŞANTAJ SUÇUNUN CEZASI VE ŞARTLARI NELERDİR?

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN CEZASI NEDİR?

Kasten yaralama suçunun cezası suçun ne şekilde işlendiğine, kimin kime karşı işlediğine ve doğurduğu sonuçlara bağlı olarak farklılaşabilir. TCK madde 86/1’de suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama sonucu oluşan etkinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif olması durumunda ise verilecek ceza dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır.

Suçun üçüncü fıkrada düzenlenen nitelikli hallerle işlenmesi yani silahla veya eşe, altsoy üstsoya vs. karşı işlenmesi halinde ise verilecek ceza yarı oranında artırılır. Örneğin faile iki yıl hapis cezası verildiyse bu suç nitelikli hallerden biri şeklinde işlenmiş ise ceza iki yılın yarısı yani bir yıl daha artırılarak üç yıl şeklinde verilecektir. Suçun üçüncü fıkrada düzenlenen nitelikli hallerden canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılarak verilir. Yani iki yıl ceza alan biri bu suçu canavarca hisle işlediyse, ceza dört yıl olarak verilecektir.

KASTEN YARALAMA SUÇU ŞİKÂYET, ZAMANAŞIMI VE UZLAŞTIRMA

Kasten yaralama suçunda şikâyetin arandığı tek durum, yaralama neticesinde oluşan durumun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması halidir. Yalnızca bu durumda şikâyet aranır. Buradaki şikâyet süresi altı aydır. Bu altı ay içinde mağdur şikâyetçi olmazsa şikâyet hakkını kaybeder. Soruşturma aşamasında mağdur şikâyetini geri alırsa KYOK, kovuşturma aşamasında şikâyetini geri alırsa düşme kararı verilir.

Kasten yaralama suçunun şikâyete bağlı olmayan hallerinde Cumhuriyet Savcılığı dava zamanaşımı olan sekiz yıl içinde soruşturma başlatmalıdır. Bu süre suçun oluştuğu anda işlemeye başlar.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda(m. 253) düzenlenen uzlaşma hükümlerine göre; şikâyete bağlı olan yaralama suçu (CMK 253/1-a), TCK madde 86/3 hariç diğer fıkraları yani nitelikli haller hariç olmak üzere bir ve ikinci fıkralar da uzlaşma kapsamındadır(CMK m. 253/1-b-1). Burada savcı suçun uzlaşmaya tabii olduğunu anladığında tarafların uzlaşması için dosyayı uzlaştırma bürosuna yollar. Ve büro tarafları uzlaşmak için bir araya getirir. Eğer taraflar uzlaşamazsa soruşturma ve kovuşturmaya devam edilir.

İFTIRA SUÇU NEDIR? İFTIRA SUÇUNUN CEZASI NEDIR?

KASTEN YARALAMA SUÇUNUN DAHA AĞIR YA DA DAHA HAFİF CEZALANDIRILMASINI GEREKTİREN HALLER NELERDİR?

Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri ağırlaştırıcı sebepler ve hafifletici sebepler olarak ikiye ayrılır. İlk olarak hafifletici sebeplere bakacak olursak; bu suçta daha az cezayı gerektiren hal, TCK m. 86/2’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre suç sonucu oluşan netice basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif ise, kişiye verilecek ceza aydan yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Daha fazla ceza verilmesini gerektiren haller ise maddenin üçüncü fıkrasındaki bentlerde düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
  • Silahla,
  • Canavarca hisle

Suçun bu şekillerle işlenmesi halinde son bent hariç verilecek ceza yarı oranında artırılarak, suç canavarca hisle işlenirse de ceza bir kat artırılarak verilir.

KASTEN YARALAMA SONUCU ÖLÜME NEDEN OLMA

Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesi durumunda gündeme gelecek olan kanun maddesi TCK madde 87/4’tür. Bu ağırlaştırıcı sebep bakımından fail mağdura yönelik yaralama kastı ile hareket etmekte ve neticede ağırlaştırıcı bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Failin bu ölüm neticesinden sorumlu olabilmesi için ölüm neticesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerekir. Burada önemli olan ölçüt failin taksirle hareket etmesi durumunda taksirin yoğunluğudur. Fail yaralama sonucu mağdurun ölebileceğini öngörebiliyorsa bilinçli taksir öngörülebilir bir neticeyi öngöremiyorsa bilinçsiz taksirden söz ederiz. Ancak failin kastı yaralamaya değil de öldürmeye yönelikse ve neticede mağdur öldüyse burada gündeme kasten öldürme suçu(TCK m. 81) gelir.

Failin yaralama sonucu mağdurun ölmesi neticesinden sorumlu tutulabilmesi için ölüm ile yaralama arasında uygun illiyet bağı olmalıdır. Yani ölüm objektif olarak faile yükletilmelidir. Örneğin A, B’yi silahla karnından yaralar. Hastaneye kaldırılan B, bir süre sonra tüm müdahalelere rağmen ölür. Burada failin silahla mağduru yaralaması yaralamaya yönelik kast içeriyorsa ölüm neticesi faile TCK madde 87/4 bakımından yükletilir. Yani kasten yaralama sonucu ölüme sebep olma. Ancak fail silahla saldırırken öldürme kastı ile hareket ediyorsa, fail kasten öldürmeden sorumlu tutulur. Buna ek olarak fail sadece yaralamaya kast ediyorsa ancak ölüm neticesi başka bir sebepten örneğin doktorun hatasından kaynaklanıyorsa fail bu ölüm neticesinden sorumlu olmaz.

TEHDİT SUÇU NEDİR? ŞARTLARI VE CEZASI NELER?

KASTEN ADAM YARALAMA SUÇUNDA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ

Haksız tahrik, kendisine yönelen haksız saldırıya karşı failin, duyduğu acı, üzüntü ve elem ile suç işlemesidir. Türk Ceza Kanunu’nda haksız tahrik indirimini düzenleyen 29. maddeye göre;

“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”

Kasten yaralama suçunun cezasına baktığımızda verilecek ceza 29. maddeye göre dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir. Örneğin haksız tahrik altında kasten yaralama suçu işleyip dört sene ceza alan birinin haksız tahrikin yoğunluğuna göre cezası bir yıl ile üç yıl arasında değişebilir.

KASTEN YARALAMA SONUCU ÖLÜM İLE KASTEN ÖLDÜRME ARASINDAKİ FARK

Kasten yaralama sonucu ölüm ile kasten öldürme suçları arasındaki fark failin kastında ortaya çıkar. Fail mağduru yaralama kastı ile yaralar. Örneğin dizinden yaralar veya hayati olmayan bir bölgesinden yaralar ancak mağdur buna rağmen ölür. Burada fail mağduru öldürme değil de sadece yaralama kastı ile yaraladığı için fail buradan kasten öldürmeden değil kasten yaralama neticesinde ölüm sonucundan sorumludur.

Kasten öldürme suçunda ise failin kastı direkt mağduru öldürmektir. Fiilinin mağduru öldüreceğini bilir ve bunu ister. Örneğin silahla yakın mesafeden direkt kalbin olduğu bölgeye veya kafaya doğru ateş eder ya da karnına defalarca ateş eder veya taşla defalarca mağdurun kafasına vurur. Buradaki hareketlerinin yaralamaya yönelik olmadığı, mağduru öldürme kastı taşıdığı açıktır. Bu nedenle ölüm sonucundan fail kasten öldürmeye göre sorumludur.

Diğer bir fark da faile verilen cezadadır. Kasten öldürmede fail müebbet hapis cezası alırken kasten yaralama sonucu ölüm suçunda fail suçu ne şekilde işlediğine göre farklı miktarlarda ceza alır.

KASTEN YARALAMA SUÇU GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

5235 Sayılı Teşkilat Kanunu’na göre; “Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.” Bu kanuna göre üst sınırı on yılı geçen suçlar ağır cezada üst sınırı on yıldan az olan suçlar ise asliye cezada görülür. Kasten yaralama suçunu düzenleyen 86. Maddeye bakıldığında suçun üst sınırı hiçbir şekilde on yılı geçmediğinden suç Asliye Ceza Mahkemesinde görülür. Ancak madde 87/4’te düzenlenen kasten yaralama sonucu ölüm meydana geldiyse bu suç Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girer.

DOLANDIRICILIK SUÇU NEDIR? ŞARTLARI VE CEZASI NELER?

KASTEN YARALAMA SUÇUNDA GÖZALTI VE TUTUKLAMA

Gözaltına alma, savcılık kararı ile şüphelinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır. Cumhuriyet savcısının gözaltına alma kararı verebilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar:

  • Gözaltına almanın soruşturma için zorunlu olması,
  • Şüphelinin bu suçu işlediğini gösteren somut delil(CMK m.91).

Gözaltına alma kararı için bu iki şartın bir arada olması yeterlidir. Bu sebeple kasten yaralama suçunun işlendiğinden şüphelenen savcı fail bakımından gözaltı kararı verebilir.

Tutuklama kararı ise yalnızca mahkeme veya hâkim tarafından hükmedilen bir koruma tedbiridir. Tutuklamaya hükmedebilmek için birçok şartın varlığı aranır. Bu şartları belirtmek gerekirse:

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil,
  • Bir tutuklama nedeninin varlığı
  • Tutuklamanın ölçülü olması

Tutuklama nedenleri CMK madde 100’de şu şekilde belirlenmiştir:

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
  • Şüpheli veya sanığın davranışları;
  • Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
  • Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
  • Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100/3’e göre bazı suçların işlenmesi halinde tutuklama nedenin var olduğu kabul edilir. Bu saylar katalog şeklindedir. Madde 100/3-a-4 göre; Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),

Buna ek olarak 12.05.2022 tarihinde maddeye eklenen i bendine göre; Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu, tutuklama nedeni sayılır. Bu durumda kasten yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi halinde suçun daha az cezayı gerektiren hal veya nitelikli olmasında fark yoktur. Ancak ilk halde TCK madde 86’nın yalnızca 3. fıkrasındaki haller tutuklama nedeni sayılmıştır.

SONUÇ

Özetle kasten yaralama suçu, failin mağdurun vücuduna acı vermesi, sağlığını veya algılama yeteneğini bozmasıdır. Bu suçun kanunda düzenlenen cezayı hafifletici ve ağırlaştırıcı sebepleri vardır. Bu sebepler birçok yönden etkilidir. Şikâyet, uzlaştırma ve hatta tutuklama güvenlik tedbiri bakımından suçun hafifletici veya ağırlaştırıcı cezayı gerektirir şekilde işlenmiş olması önemlidir. Bireylerin bu tarz hukuki teknik bilgi gerektiren konuları bilememesinden dolayı bir ceza avukatı ile çalışmaları faydalarına olacaktır.

Yukarı Çık