Hakaret Nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun şerefe karşı suçlar başlıklı bölümünün 125. maddesinde hakaret suçu şu şekilde düzenlenmiştir; "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

hakaret suçu

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir." Bu durumda hakaret suçu iki tip fiille gerçekleşebilmektedir. Bunlar;

  • Somut bir fiil veya olgu isnat ederek kişinin şeref ve saygınlığının rencide edilmesi ve
  • Sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır.

Tehdit ve Hakaret Suçu Oluşturabilecek Eylemler

Yazımızın bu kısmında günlük hayatta da karşılaştığımız "yalaka", "O.ç", "nah yaparsın" ibarelerinin hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğuna dair 3 adet Yargıtay kararına yer veriyoruz.

  • “Yalaka, G.. Kılı Olmuşsun” Cümlesi: Her ne kadar "yalaka" kelimesiyle günlük hayatta sıklıkla karşılaşılsa da Yargıtay tarafından somut olay da değerlendirilerek hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Bu hususta Yargıtay somut olayı incelerken sövme fiilinin varlığı açısından kişiyi toplumda küçük düşüren ve inciten fiillerin varlığını aramaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi de aşağıda yer alan kararında “yalaka, g.. kılı olmuşsun” cümlesinin mağdurun şeref ve saygınlığını zedelemesi sebebiyle olayda hakaret suçunun varlığını kabul etmiştir.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 2018/3001 Esas, 2020/928 Karar, 15.01.2020 Tarih

Özeti: İnternet sitesinde katılan hakkında yapılan yayına yönelik olarak sanık tarafından yapılan “yalaka, g.. kılı olmuşsun” biçimindeki yorumun muhatabının katılan olması ve bu sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta bulunması karşısında, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilerek, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, kanuna aykırıdır.

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

O. TV isimli internet sitesinde katılan hakkında yapılan yayına yönelik olarak sanık tarafından yapılan “yalaka, g.. kılı olmuşsun” biçimindeki yorumun muhatabının katılan olması ve bu sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta bulunması karşısında, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilerek, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,


  • "O.Ç" Kelime Grubu: Sövme fiili, somut bir fiilin isnadını içermeyen yalnızca şeref ve haysiyeti zedelemeye yönelik her türlü eylemdir. Kişiler ifade özgürlüğü çerçevesinde başka bir kimsenin özgürlüklerini sınırlamadan her türlü eleştiride bulunabilirler. Ancak o.ç. gibi kelime grupları ifade özgürlüğünün sınırlarını aşmakta olup somut olayın özelliklerine göre hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaktadır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi de aşağıda yer verdiğimiz kararında bu kelime grubunu hakaret olarak belirlemiştir.

YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ 2017/2089 Esas, 2017/5263 Karar, 08.11.2017 Tarih

Özeti: Sanığın aynı sosyal medya hesabından paylaştığı dönemin Başbakanı hakkında yazdığı ve anlamı herkes tarafından anlaşılabilen "O.Ç" ibaresinin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak, incitici, küçük düşürücü ve kişinin toplum içindeki saygınlığını zedeleyici mahiyette olması nedeniyle hakaret vasfı taşımakta olup,sanığın eylemi hakaret suçunu oluşturmaktadır.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın kendisine ait facebook hesabı üzerinden paylaştığı "Duyuru" başlıklı yazı ve içeriğinde geçen "faşist çete" ibarelerinin yazının bütünü değerlendirildiğinde eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarında kaldığı kabul edilebilirse de, sanığın aynı sosyal medya hesabından paylaştığı dönemin Başbakanı hakkında yazdığı ve anlamı herkes tarafından anlaşılabilen "O.Ç" ibaresinin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak, incitici, küçük düşürücü ve kişinin toplum içindeki saygınlığını zedeleyici mahiyette olması nedeniyle hakaret vasfı taşıdığı ve sanığın eyleminin TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • İşaret parmağı ile orta parmağının arasına başparmağını sokup elini yumruk haline getirerek ve kolunu ileriye doğru uzatarak "nah yaparsın"cümlesinin sarf edilmesi: İlk bakışta hakaret suçunun yalnızca sarf edilen cümlelerle vücut bulacağı düşünülse de hakaret suçunu teşkil eden fiiller, sözlü olabileceği gibi yazı, görüntü veya el hareketi ile de gerçekleştirilebilir. Ayrıca fiilin ihmal suretiyle de işlenebileceği kabul edilmiştir. Yazımızda yer verdiğimiz kararda ise Türk toplumuna göre olumsuz bir davranış olarak kabul edilen işaret parmağı ile orta parmağın arasına başparmağın sokularak "nah yaparsın" denilmesi hakaret olarak kabul edilmiştir.

YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ 2019/29061 Esas, 2020/6332 Karar,

10.06.2020 Tarih

Sanığın, suç tarihi itibariyle kendisinden kıdemli olan katılana yönelik olarak, sağ elinin işaret parmağı ile orta parmağının arasına başparmağını sokup elini yumruk haline getirerek ve kolunu ileriye doğru uzatarak "nah yaparsın" dediği, sözlerinin ve el hareketinin, Türk toplum kültürüne göre hakaret niteliği taşıdığı; aynı gün, katılanın, yazılı savunmasını istemesi üzerine, koridorda katılanla karşılaşan sanığın, katılana yönelik olarak "millete baskı ile ifade imzalatmak değil, adam ol adam" dediği, sanığın anılan sözleri ve hareketi ile amiri olan katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide etmek suretiyle amire hakaret suçunu işlediği gözetilmeden mahkumiyeti yerine suç işleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve Askeri Savcı ile katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. Maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tehdit Nedir?

Türk Ceza Kanunu tehdit suçunu 106. maddesinde şu şekilde düzenlemiştir; "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." Bu maddeyle beraber kişilerin iç huzuru, sükunları korunmaktadır. Bu suçun unsurlarının oluşabilmesi için tehditin mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı şeklinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Bu suçun işlenmesi halinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Yargıtay somut olayın koşullarına göre belirli ifadeleri ve fiilleri bu suç açısından değerlendirmektedir. Yazımızın bu kısmında ise tehdit suçunun daha iyi anlaşılabilmesi için;

  • "Senin ananı avradını sinkaf ederim, ölmeyi bayılmak mı zannediyorsun, senin bacağını koparttıracağım, senin ağzını kulaklarına vereceğim"
  • "Bunun Hesabını Senden Sorarım"
  • "Sana Tabanca Mı Çekmek Lazım?"
  • "...Seni Döverim ..." gibi cümlelerin Yargıtay tarafından tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğuna dair 4 adet Yargıtay kararına yer vermekteyiz.
  • Senin ananı avradını sinkaf ederim, ölmeyi bayılmak mı zannediyorsun, senin bacağını koparttıracağım, senin ağzını kulaklarına vereceğim: Tehdit suçunda failin amacı mağdurun veya yakınlarının vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıda bulunabileceğini belirterek mağduru korkutmaktır. Ancak bu suçun oluşabilmesi için bu belirtilen davranışın gerçekleştirilmesi aranmamaktadır. Aşağıda yer verilen Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin kararında da ölmeyi bayılmak mı zannediyorsun, senin bacağını koparttıracağım, senin ağzını kulaklarına vereceğim ifadeleri tehdit niteliğini haiz kabul edilmiştir.

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ 2018/501 Esas, 2019/1358 Karar, 06.03.2019 Tarih

Bu mesajdan bir gün sonra yani 11.05.2008 tarihinde saat: 14.00 sıraları ... müşteki ...'yi yine arayarak "Benim param ne oldu arkadaş, paramı getirip vermeyecek misin sen" diyerek tehditvari bir şekilde konuşması üzerine müşteki ...'ye "Senin derdin ne, sen benden haraç mı istiyorsun?" dediğinde "Senin ananı avradını sinkaf ederim, ölmeyi bayılmak mı zannediyorsun, senin bacağını koparttıracağım, senin ağzını kulaklarına vereceğim" diyerek ölümle tehdit ettiği,..


  • Bunun Hesabını Senden Sorarım: Günlük hayatta kavgalarda sıkça denk gelinen hesap sormaya yönelik ifadeler Yargıtay tarafından tehdit olarak kabul edilmektedir. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşmamak için günlük hayatta bu tip ifadeler kullanılırken ikinci kez düşünülmelidir. Şayet suçun mağduru pozisyonunda iseniz de yasal süre içerisinde şikayette bulunmanız gerekmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi de aşağıda yer verdiğimiz kararında bu basit gözüken cümleyi tehdit suçu kapsamında değerlendirmiştir.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 2015/16917 E., 2017/146 K., 10.01.2017 T.

Özeti: Sanığın söylediği kabul edilen “bunun hesabını senden sorarım” sözünün “sair tehdit” suçunu oluşturduğu halde sanığa fazla ceza tayini ve kollukta bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulan kişilerin tanık olarak dinlenilip, beyanları diğer tanık beyanları ile karşılaştırılarak olayın çıkış sebebi ve gelişimi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir.

a) Sanığın söylediği kabul edilen "bunun hesabını senden sorarım" sözünün TCK'nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde tarifi yapılan “sair tehdit” suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında aynı Kanun maddesinin birinci cümlesi uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

  • Sana Tabanca Mı Çekmek Lazım? : Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin 2. fıkrasında tehdit suçunun silah vasıtasıyla işlenmesi nitelikli hal olarak sayılmıştır. Bu nitelikli halin uygulanması için ise failin silahının bulunması yeterli olmayıp ayrıca tehdit eylemini gerçekleştirirken silahı kullanması gerekmektedir. Ayrıca failin hiçbir söz söylemeksizin silahı mağdur veya mağdurlara doğrultması da tehdit suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak aşağıda yer verdiğimiz Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin kararında olduğu gibi"sana tabanca mı çekmek lazım" ifadesinin kullanılıp silahı doğrultmanın söz konusu olmadığı durumlarda tehdit suçu oluşmuşsa da tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali gerçekleşmemiştir.

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ 2014/16237 Esas, 2016/11886 Karar, 13.06.2016 Tarih

Katılanın, sanığın telefonda kendisini "sana tabanca mı çekmek lazım" biçiminde sözlerle tehdit ettiğine ilişkin iddiasının, tanıklar ... ve ...'nın beyanlarıyla da doğrulanmış olması karşısında, eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında tehdit suçunu oluşturduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı ve katılan ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • Seni Döverim: Seni döverim cümlesine bakıldığında tehdit suçunun vücut bulmayacağı düşünülmektedir. Ancak bir olayın tehdit olup olmadığını anlamak için söylenilen söz veya ortaya konulan hareketin sizin korkmanıza sebebiyet vermesi gerekmektedir. Ayrıca fail dövmek suretiyle mağdur zarar da verirse bu durumda ayrıca kasten yaralama suçundan cezaya hükmedilecektir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/26763 Esas, 2015/38316 Karar sayılı kararında ise seni döverim cümlesini sarf eden failin beraatine hükmedilmesini hukuka aykırı bulmuş bu ifadeyi tehdit niteliğinde saymıştır.

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ 2013/26763 Esas, 2015/38316 Karar, 23.11.2015 Tarih

Özeti: Sanığın, kollukta alınan ve ikrar içeren ifadesinde, katılanı seni döverim şeklindeki sözlerle tehdit ettiğini belirtmesine karşın, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.

Sanığın, kollukta alınan ve ikrar içeren ifadesinde, katılanı "...seni döverim ..." şeklindeki sözlerle tehdit ettiğini belirtmesine karşın, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,..kanuna aykırıdır.

Sonuç olarak

Yukarıda sayılan tehdit ve hakaret sayılan fiillerle karşılaştığınız zaman ceza hukuku alanında uzman avukatlara başvurmanız hak kayıplarına uğramamanız için oldukça önemlidir.

Yukarı Çık