Taksir Ne Demek? Taksirin Unsurları Nelerdir?

Taksir, failin kendisine yüklenen ödeve (objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne) aykırı davranarak öngörebilme ve önleyebilme olanağına sahip bulunduğu bir sonucun gerçekleşmesine neden olmasıdır. Başka bir deyişle failin, suç tanımına uyan hukuka aykırı eyleme iradi bir hareketle neden olması, ancak ortaya çıkan sonucu öngörmemiş veya öngörse bile istememiş olmasıdır.
Taksir, istisnai bir haksızlık şeklidir. Zira suçlar, kural olarak kasten işlenir; taksirle işlenen suçlar kanunda açıkça belirtilmiştir.
Taksirin Unsurları Nelerdir?
Taksirin unsurları aşağıda sayılmıştır:
- Eylemin Taksirle İşlenebilen Bir Suç Olması,
- Hareketin İradi Olması,
- Sonucun Öngörülebilir Olması Ancak İstenmemesi,
- Dikkat ve Özen Yükümlülüğüne Aykırılık,
- Nedensellik Bağı.
Eylemin Taksirler İşlenebilen Bir Suç Olması
Taksirli sorumluluk istisnai bir sorumluluk olduğu için failin taksirli davranışından sorumlu tutulabilmesi için eylemin taksirle işlendiğinde de cezalandırılacağının kanunda açıkça yazılı olması gerekir.
Bu husus Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesinde açıkça hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddeye göre, “Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır”
Kanunda açıkça taksirle işlenebileceği yazılmayan bir suç, ancak kasten işlenebilir ve bu suçtan taksirli sorumluluk söz konusu olmaz.
Hareketin İradi Olması
Taksirde iradi (bilinerek ve istenerek) yapılan bir hareketin varlığı gerekir. Failin, hareketini bilerek ve isteyerek yapmadığı durumlarda taksirli olduğundan söz edilemez.
Sonucun Öngörülebilir Olması Ancak İstenmemesi
Taksirli suçlarda da gerek icrai gerekse ihmali hareketin iradi olması ve gerçekleşen sonucun öngörülebilir olması gerekir. İradi bir hareket bulunmadığı takdirde taksirden söz edilemeyeceği gibi, öngörülemeyecek bir sonucun gerçekleşmesi durumunda da failin taksirli suçtan sorumluluğuna gidilemez.
Eğer sonuç faille aynı konumda olan kişiler tarafından da öngörülmesi mümkün olmayan bîr sonuç ise taksirli suçtan sorumluluk söz konusu değildir. Zira beklenmeyen bir durum söz konusudur.
Dikkat ve Özen Yükümlülüğüne Aykırılık
Taksirli suçlarda istenmeyen sonucun oluşmasına failin objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı neden olur.
Dikkat ve özen yükümlülüğünün belirlenmesinde, failin kişisel yetenekleri göz önünde bulundurulmaksızın, objektif esastan hareket edilir.

Nedensellik Bağı
Taksirden söz edebilmek için failin, suç tanımına uyan hukuka aykırı hareketi ile gerçekleşen sonuç arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Bilincli Taksir Nedir?
Bilinçli taksir, sonucun fail tarafından öngörülmüş olmasına rağmen, istenmeyerek gerçekleştirilmesidir.
Türk Ceza Kanunu m. 22/3’e göre, “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.”
Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Fail sonucun gerçekleşmeyeceği yönünde güçlü bir kanıya sahiptir ve bu kanının oluşması için gerekli koşullar da mevcuttur. Bu koşullara örnek olarak failin becerisi, yeteneği, deneyimleri ve olayın özellikleri gösterilebilir.
Bilincli Taksir ve Olası Kast Arasındaki Fark Nedir?
Olası kast ile bilinçli taksirin ortak özelliği, sonucun fail tarafından öngörülmesidir. Gerek olası kastta gerekse bilinçli taksirde, sonuç fail tarafından öngörülmektedir.
Olası kast ile bilinçli taksiri ayırt eden ölçüt, failin sonucu kabullenip kabullenmedigidir.
Bilinçli taksirde, öngörülen ve gerçekleşen sonuç istenmemekte, olası kastta ise açıkça istenmemesine rağmen fail tarafından kabullenilmektedir. Olası kastta fail, öngördüğü sonucun oluşmasını kabullenip, sonucun oluşmaması için herhangi bir önlem almazken, bilinçli taksirde fail sonucu öngörmesine rağmen, şansa veya başka etkenlere hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek, öngörülen sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmektedir.
Olası kastta fail, olursa olsun şeklinde düşünmektedir. Bilincli taksirde fail, nasıl olsa olmaz diye düşünmektedr.
Bilinçsiz Taksir Nedir?
Bilinçsiz taksir, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörebilmesi mümkün olan bir sonucu öngöremeyerek gerçekleştirmesidir.
Bilinçsiz taksirde fail, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı için başkaları tarafından öngörülebilir bir sonucu öngörememektedir.
Bilinçli taksir ile bilinçsiz taksirin ortak özelliği failin sonucun gerçekleşmeyeceğine inanmasıdır. Bilinçli taksiri, bilinçsiz taksirden ayırt eden ölçüt, sonucun öngörülüp öngörülmediğidir.
Bilinçli taksirin sonuçları aşağıda sayılmıştır:
- Bilinçli taksir, cezayı ağırlaştıran genel bir nedendir. Bilinçli taksir durumunda, taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar arttırılır.
- Bilinçli taksir durumunda, hapis cezasının para cezasına çevrilebilmesi için bunun kısa süreli olması gerekir. Bilinçli taksir durumunda, hükmolunan hapis cezası uzun süreliyse adli para cezasına çevrilemez.
- Taksirli hareketin neden olduğu sonuç, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa bilinçli taksir durumunda verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
- Taksirle yaralama suçunun nitelikli biçimleri bilinçli taksirle islenirse soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır.
Taksirli Suçlarda Cezanın Belirlenmesi
Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk, bir değerlendirmeyle ancak olayı inceleyen hakim tarafından yapılabilir. Bu nedenle taksirden dolayı kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir.
Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
Türk Ceza Kanunu m. 22/6’ya göre, “Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.”
Söz konusu maddenin uygulanabilmesi için aşağıdaki koşulların bir arada bulunması gereklidir:
- Taksirli bir hareket olmalıdır.
- Ortaya çıkan sonuç münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından etkili olmalıdır.
- Sonuç, kendisine bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede failin mağdur olmasına yol açmalıdır.
Stj. Av. Mehmet Can CiVAN & Av. Ahmet EKİN




