Genel Hukuki Bilgiler

Dava Arkadaşlığı ve Davaya Katılma

Bir davanın tarafları incelenirken, yalnızca davacı ve davalı kavramlarıyla yetinmek yeterli değildir. Bir yargılamada birden fazla kişinin taraf olarak yer alması hâlinde dava arkadaşlığı, taraf olmayan ancak davanın sonucundan etkilenmesi muhtemel kişilerin yargılamaya dâhil olması hâlinde ise davaya katılma (müdahale) kurumları gündeme gelir.

Dava Arkadaşlığı

Tek bir yargılama içerisinde, davacı veya davalı tarafta birden fazla kişinin bulunması hâlinde dava arkadaşlığı söz konusu olur. Dava arkadaşlığı, davacı tarafta gerçekleştiğinde aktif dava arkadaşlığı, davalı tarafta gerçekleştiğinde ise pasif dava arkadaşlığı olarak adlandırılır.

Dava arkadaşlığı, ihtiyari dava arkadaşlığı ve zorunlu dava arkadaşlığı olmak üzere ikiye ayrılır.

İhtiyari Dava Arkadaşlığı

Kanunda öngörülen belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde, bir davada birden fazla kişinin isteğe bağlı olarak birlikte davacı veya davalı sıfatıyla yer almasına ihtiyari dava arkadaşlığı denir.

İhtiyari dava arkadaşlığının ortaya çıkmasına neden olan durumlar şunlardır:

  • Dava konusu hak veya borcun, el birliği mülkiyeti dışında bir nedenle ortak olması
  • Ortak bir hukuki işlem sonucu birden fazla kişi lehine hak doğmuş ya da birden fazla kişinin borç altına girmiş olması
  • Davanın, taraflardan her biri bakımından aynı hukuki sebepten doğmuş olması

İhtiyari dava arkadaşlığında, her ne kadar tek bir yargılama yürütülse de davalar özünde birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşları, diğer dava arkadaşlarının davasında taraf sıfatına sahip olmayıp, yalnızca üçüncü kişi konumundadır.

Zorunlu Dava Arkadaşlığı

Zorunlu (mecburi) dava arkadaşlığı, maddi hukuk bakımından bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesinin zorunlu olduğu hâllerde ortaya çıkar.

Zorunlu dava arkadaşlığı, maddi bakımdan ve şekli (usuli) bakımdan olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Maddi Bakımdan Zorunlu Dava Arkadaşlığı

Dava konusu hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup, bu ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir hüküm verilmesi zorunlu ise, maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur.

Bu durumda dava arkadaşları arasında hukuki kader birliği bulunur ve verilen karar tüm dava arkadaşları bakımından aynı sonucu doğurur.

Şekli Bakımdan Zorunlu Dava Arkadaşlığı

Usuli nedenlerle birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasının zorunlu olduğu, ancak bu kişiler hakkında aynı şekilde ve tek bir karar verilmesinin zorunlu olmadığı hâllerde şekli (usuli) bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olur.

Şekli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı kanuna dayanır ve yalnızca davalılar arasında ortaya çıkar.

Zorunlu dava arkadaşları, davayı yalnızca birlikte açabilirler ya da aleyhlerine yalnızca birlikte dava açılabilir. Ancak dava bu şekilde açılmadığında, dava doğrudan sıfat yokluğundan reddedilmez. Mahkeme, eksik olan dava arkadaşlarının davaya katılması için taraflara süre verir. Bu süre içinde diğer dava arkadaşları davaya katılırsa yargılamaya devam edilir; katılmazlarsa dava, sıfatı yokluğu nedeniyle reddedilir.

Maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığında, hüküm ancak tüm dava arkadaşları tarafından birlikte kanun yoluna götürülebilir. Buna karşılık, şekli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığında her dava arkadaşı hükmü tek başına kanun yoluna götürebilir.

Davaya Katılma (Müdahale)

Yargılama sistemimizin iki taraflı yapısı gereği, taraf olmayan üçüncü kişiler hakkında doğrudan hüküm verilemez. Ancak görülmekte olan davanın sonucundan hukuki yönden etkilenmesi muhtemel olan üçüncü kişiler, davaya katılma (müdahale) yoluyla yargılamaya dâhil olabilirler.

Davaya katılma, fer’i müdahale ve asli müdahale olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

Fer’i Müdahale

Fer’i müdahale, davada taraf sıfatı bulunmayan üçüncü bir kişinin, davanın sonucunda haklı çıkmasında hukuki yararı bulunan tarafın yanında yer alarak ona yardımcı olmasıdır.

Fer’i müdahale hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların bulunması gerekir:

  • Derdest bir dava bulunmalıdır (çekişmesiz yargıda fer’i müdahale mümkün değildir).
  • Tahkikat henüz sona ermemiş olmalıdır.
  • Davaya katılmak isteyen kişi, davanın tarafı olmamalıdır.
  • Üçüncü kişinin davaya katılmakta hukuki yararı bulunmalıdır.
  • Davaya katılmak isteyen üçüncü kişi, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan bir Türk vatandaşı ise teminat göstermekle yükümlüdür.

Fer’i müdahalenin sonuçları şunlardır:

  • Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak katıldığı aşamadan itibaren takip edebilir; daha önce yapılmış işlemlere itiraz edemez ve bunların tekrarlanmasını isteyemez.
  • Müdahil, yanında yer aldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma araçlarını ileri sürebilir.
  • Fer’i müdahil, davada taraf değildir; yalnızca tarafın yardımcısı konumundadır.

Asli Müdahale

Asli müdahale, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, bu iddiasını ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede yeni ve bağımsız bir dava açmasıdır.

Asli müdahale hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartlar aranır:

  • Görülmekte olan bir dava veya çekişmesiz yargı işi bulunmalıdır.
  • Henüz hüküm verilmemiş olmalıdır; asli müdahale en geç hüküm verilinceye kadar mümkündür.
  • Hak iddia eden kişi, davanın tarafı değil üçüncü kişi olmalıdır.
  • Asli müdahil, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalıdır.
  • İstem, yargılamaya konu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddiasına dayanmalıdır.

Asli müdahale talebinde görevli ve yetkili mahkeme, asıl davanın veya işin görüldüğü mahkemedir. Asli müdahale davası, asıl yargılama ile birlikte görülür ve aynı yargılama içinde karara bağlanır.

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Ali Numan ÖZTÜRK

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu