Genel Hukuki BilgilerBlog

Hakimin Tarafsızlığı: Davaya Bakamayacağı Hâller, Ret Sebepleri ve Usulü

Yargının güvenilirliği, her şeyden önce, yargılamayı yürüten hâkimin tarafsız ve bağımsız olmasına bağlıdır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, kanun koyucu, hâkimin tarafsızlığını zedeleyebilecek durumları açıkça belirlemiş ve bu durumlarda hâkimin görev yapmasını yasaklamıştır.

Mutlak Yasak Hâlleri: Hâkimin Davaya Bakamayacağı Hâller (Madde 22)

CMK m. 22, hâkimin bir davada görev yapmasını kesin olarak yasaklayan, yani mutlak ret sebeplerini düzenler. Bu haller, hâkimin tarafsızlığına gölge düşürebilecek kişisel, akrabalık veya önceki mesleki bağlantılardan kaynaklanır. Bu yasaklılık halleri, hâkimin bizzat davaya olan sübjektif yakınlığını veya uzaklığını gösteren somut durumlardır.

Suçtan kendisi zarar görmüşse

Hâkim, davanın mağduru veya doğrudan zarar göreni konumundaysa, doğal olarak tarafsız kalamaz. Bu, mağduriyetin yarattığı duygusal durumun yargılama üzerindeki etkisini bertaraf etmeyi amaçlar.

Akrabalık ve İlişki Bağları

Maddenin (b), (c), (d), (e) ve (f) bentleri, hâkim ile şüpheli, sanık veya mağdur arasındaki ailevi veya vesayet/kayyımlık ilişkilerini düzenler.

  • Evlilik, Vesayet, Kayyımlık İlişkisi (b): Geçmişte dahi olsa bu tür ilişkilerin bulunması, yargılama üzerindeki potansiyel etki nedeniyle yasak sebebidir.
  • Kan Hısımlığı (c, e): Üstsoy, altsoy (anne, baba, çocuk gibi) ve üçüncü derece dahil yan kan hısımlığı (kardeş, yeğen, amca, hala gibi) mutlak yasaktır. Bu, kişisel yakınlığın yargılamaya yansımasını önler.
  • Kayın Hısımlığı (c, f): Üstsoy ve altsoydan kayın hısımlığı ile, evlilik sona ermiş olsa dahi, ikinci derece dahil kayın hısımlığı (kayınvalide, baldız, görümce gibi) yasak kapsamındadır. Kan hısımlığından farklı olarak, kayın hısımlığında dereceler daha sınırlı tutulmuştur.
  • Evlât Edinme Bağlantısı (d): Evlatlık ilişkisi de kan bağı kadar güçlü kabul edilerek mutlak ret sebebi sayılmıştır.

Aynı Davada Önceki Mesleki Görevler

Hâkimin daha önce aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli/sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmış olması, yargılama faaliyetine farklı bir pozisyondan katıldığı anlamına gelir. Bu durum, ‘çifte rol’ yasağı prensibi gereği tarafsızlığı zedeleyebilir. Hâkim, önceki görevinde edindiği bilgi ve görüşlerin etkisinden sıyrılmakta zorlanabilir.

Aynı Davada Tanık veya Bilirkişi Sıfatı

Hâkimin yargılanan olayla ilgili tanık olarak dinlenmiş olması, olaya ilişkin kişisel bir bilgiye sahip olduğunu gösterir. Bilirkişi sıfatıyla görev yapmış olması ise, maddi olayın tespitine yönelik bir görüş bildirmiş olduğu anlamına gelir. Bu roller, hâkimin yargılayıcı makamdaki objektif duruşunu korumasını imkânsızlaştırır.

Yargılamaya Katılamayacak Hâkim (Madde 23)

Madde 23, bir hâkimin bir yargılamada daha önce farklı bir aşamada görev alması nedeniyle oluşacak fonksiyonel yasaklılık hallerini düzenler. Bu maddede amaçlanan, “aynı işte iki defa yargılama yasağı” ilkesini güvence altına almaktır. Bu ilke, yargılamanın her aşamasının birbirinden bağımsız ve objektif olmasını sağlar.

  • Yüksek Görevli Mahkemede Katılamama: Bir hükmü ilk olarak veren hâkim, o hükme ilişkin itiraz, temyiz gibi kanun yolları sonucu yüksek mahkemeye giden işte, yeni bir karar veya hükme katılamaz. Bu, hâkimin kendi kararını üst mahkemede yeniden değerlendirmesi durumunun önüne geçer.
  • Soruşturma-Kovuşturma Ayrımı: Soruşturma evresinde görev yapan hâkim (örneğin tutuklama, arama kararı veren sulh ceza hâkimi), kovuşturma evresinde (duruşma aşamasında) görev alamaz. Bu, delillerin toplanması ve ilk değerlendirilmesi aşamasına katılan hâkimin, esas yargılamada bağımsız bir zihinle hareket etmesini sağlamak içindir.
  • Yargılamanın Yenilenmesi: Önceki yargılamada görev yapmış olan hâkim, aynı konuda açılan yargılamanın yenilenmesi davasında görev yapamaz. Yeniden yargılama, ilk kararın hatalı olduğu iddiasıyla açıldığından, ilk kararı veren hâkimin yeni yargılamada tarafsızlığını koruması beklenemez.,

Hâkimin Reddi Kurumu

Yasaklılık halleri (Madde 22 ve 23) dışındaki durumlarda, hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulması hâlinde devreye hâkimin reddi kurumu girer. Ret kurumu, sadece kanunda sayılan mutlak yasaklılık halleriyle sınırlı kalmayıp, tarafsızlığı şüpheye düşürecek daha geniş ve sübjektif durumları da kapsayarak adil yargılanma hakkını korur.

Reddi Sebepleri ve Ret İsteme Yetkisi (Madde 24)

Madde 24, ret kurumunun temelini oluşturur.

  • Ret Sebepleri: Ret, öncelikle hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde (Madde 22’deki mutlak yasaklılık) istenebilir. Ayrıca, kanun koyucu, daha geniş bir alan açarak tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da ret istemine izin verir. Bu, yasalarda sayılmayan ancak davanın özelliği veya hâkimin davranışları nedeniyle oluşan sübjektif tarafsızlık şüphelerini de kapsar.
  • Ret İsteme Yetkisi: Ret isteminde bulunabilecekler, davanın temel süjeleridir: Cumhuriyet savcısı, şüpheli/sanık veya müdafii, katılan veya vekili. Bu kişilerin hepsine bu hakkın tanınması, tarafsızlık denetiminin kapsamını genişletir.
  • Hâkim İsimlerinin Bildirilmesi: Taraflardan herhangi birinin istemi üzerine, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimlerinin bildirilmesi zorunluluğu, taraflara ret sebeplerini araştırma ve süresinde ret isteminde bulunma imkânı sağlar.

Ret İsteminin Süresi (Madde 25)

Madde 25, tarafsızlığı şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı ret isteminin ne zaman yapılacağını düzenleyerek yargılamanın makul bir sürede bitirilmesini güvence altına alır.

  • Genel Süre: Ret istemi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar; istinaf (bölge adliye) ve temyiz (Yargıtay) aşamalarında ise ilgili raporların üyelere açıklanıncaya kadar istenmelidir. Bu, yargılama başladıktan sonra gereksiz yere ret talepleriyle sürecin uzatılmasını engeller.
  • Sonradan Öğrenilen Sebepler: Ret sebebi sonradan ortaya çıkarsa veya sonradan öğrenilirse, duruşma/inceleme bitinceye kadar ret istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şartı getirilmiştir. Bu süre, hakkın kötüye kullanılmasını önleyici bir sigortadır.

Ret İsteminin Usulü (Madde 26)

Madde 26, ret isteminin şekil şartlarını belirler.

  • Başvuru Şekli: Ret istemi, mensup olduğu mahkemeye dilekçeyle ya da zabıt kâtibine tutanak düzenletilmesi suretiyle yapılır.
  • Gerekçelendirme Yükümlülüğü: Ret isteyen, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve bunları olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür. Bu, soyut iddialarla değil, somut gerekçelerle ret istenmesini zorunlu kılar.
  • Reddedilen Hâkimin Görüşü: Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir. Bu, karar verecek merciin doğru bilgiye ulaşmasını sağlar.

Ret İsteminin İncelenmesi ve Sonuçları

Ret isteminin değerlendirilmesi, yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesi için kritik bir aşamadır.

Karar Verecek Merci (Madde 27)

Madde 27, ret istemine hangi mahkemenin karar vereceğini hiyerarşik bir düzen içinde belirler.

  • Genel Kural ve İstisnaları: Kural olarak ret istemine, hâkimin mensup olduğu mahkeme karar verir. Ancak reddi istenen hâkim bu müzakereye katılamaz. Mahkemenin bu nedenle teşekkül edememesi halinde ise, kararı verecek merci, hâkimin görev yaptığı mahkemenin türüne göre belirlenir (Asliye Ceza için Ağır Ceza Mahkemesi, Ağır Ceza için başka bir dairesi veya en yakın Ağır Ceza Mahkemesi).
  • Tek Hâkimli Mahkemelerde Karar: Sulh Ceza Hâkimine karşı ret istemine Asliye Ceza Mahkemesi, tek hâkime karşı ise Ağır Ceza Mahkemesi karar verir.
  • Bölge Adliye Mahkemeleri: İstinaf mahkemelerinde, başkan ve üyelerin reddi istemi, reddedilenin katılımı olmaksızın, görevli olduğu dairece incelenir.
  • Ret Kabul Edilirse: Ret isteminin kabulü halinde, davanın tarafsız bir şekilde görülebilmesi için, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir.

Kararlar ve Kanun Yolları (Madde 28)

Madde 28, ret istemi üzerine verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yollarını düzenler. Kabul kararları kesindir (zira yargılamanın tarafsızlıkla devamını sağlar). Kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı ise itiraz yolu açıktır. Bu itiraz üzerine verilen ret kararı ise tek başına temyiz edilemez, ancak hükümle birlikte incelenir. Bu düzenleme, ret istemlerinin yargılamayı durdurucu bir araç olarak kötüye kullanılmasını önlemeyi hedeflerken, tarafların haklarını koruma altına alır.

Reddi İstenen Hâkimin Yapabileceği İşlemler (Madde 29)

Madde 29, ret istemi hakkında bir karar verilene kadar yargılamanın akıbetini düzenler. Reddi istenen hâkim, ilke olarak yargılamaya devam edemez; ancak sadece gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabilir (örneğin tutukluluk incelemesi, delilin kaybolma ihtimali olan bir keşif). Bu, yargılamanın işleyişini zorunlu haller dışında durdurmayı engeller.

Hâkimin Çekinmesi, Ret İsteklerinin Geri Çevrilmesi ve Diğer Hükümler

Ret isteminin pasif tarafı olan hâkimin, tarafsızlığı zedeleyecek bir durum fark ettiğinde kendiliğinden görevden çekilmesi de mümkündür.

Hâkimin Çekinmesi (Madde 30)

Madde 30, hâkimin çekinme (imtina) hakkını ve bu çekinme beyanının incelenmesini düzenler.

  • Yasaklılık Nedeniyle Çekinme: Hâkim, Madde 22’deki yasaklılık (mutlak ret) sebeplerine dayanarak çekindiğinde, bu durum açık olduğundan, merci bir başka hâkimi veya mahkemeyi doğrudan görevlendirir.
  • Tarafsızlığı Şüpheye Düşürecek Sebeple Çekinme: Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sübjektif sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir. Bu, hâkimin öznel çekinmesinin yerinde olup olmadığının denetlenmesidir. Uygun bulunursa yeni görevlendirme yapılır.

Ret İsteminin Geri Çevrilmesi (Madde 31)

Madde 31, ret istemlerinin kötü niyetli veya usulsüz yapılmasını engellemek amacıyla, mahkemeye geri çevirme yetkisi verir. Ret istemi, kovuşturma evresinde:

  • Süresinde yapılmamışsa,
  • Ret sebebi ve delili gösterilmemişse,
  • Duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa, geri çevrilir. Bu karar, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin katılımıyla, tek hâkimli mahkemelerde ise bizzat reddedilen hâkim tarafından verilir. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır.

Zabıt Kâtibinin Reddi veya Çekinmesi (Madde 32)

Son olarak Madde 32, zabıt kâtiplerinin de yargılamadaki önemi nedeniyle, hâkimin reddi ve çekinmesi hakkındaki hükümlerin (Madde 22-31) onlar hakkında da uygulanacağını belirtir. Kâtibin reddi veya çekinmesi hakkında kararı, yanında çalıştığı mahkeme başkanı veya hâkim verir.

Hâkimin reddi ve davaya bakamayacağı hâllere ilişkin bu maddeler, ceza muhakemesi hukukunun en temel ve hassas konularından birini, hâkimin tarafsızlığını ve bağımsızlığını güvence altına alır. Kanun koyucu, hem objektif ve mutlak yasaklılık hallerini (Madde 22, 23) hem de sübjektif tarafsızlık şüphesi yaratan durumları (Madde 24) düzenleyerek, adil yargılanma hakkının tam olarak gerçekleşmesini hedefler. Ret mekanizması, yargılamanın meşruiyetini koruyan, denetlenebilir ve şeffaf bir süreç sağlar. 

Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Servet DEMİR

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu