Medeni Usul Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler

Medeni usul hukuku, maddi hukukun tanıdığı hakların korunmasını ve hayata geçirilmesini sağlayan kurallar bütünüdür. Bu hukuk dalı, doğrudan hak kazandırmaz; ancak, kimi zaman bir hakkın varlığının ispatlanamaması ya da tam tersi durumda olduğu gibi, dolaylı şekilde hak elde edilmesine sağlayabilir.
Yer Bakımından Uygulama
Bir hâkim, Türkiye sınırları içinde bir uyuşmazlığı çözerken öncelikle hangi ülke hukukunun uygulanacağını belirlemek zorundadır. Özellikle yabancı unsurlar içeren davalarda bu husus önem kazanır.
- Maddi hukuk ve ispat kuralları bakımından, uyuşmazlığın doğduğu yerin hukuku uygulanır.
- Usul kuralları açısından ise hâkim kendi ülkesinin hukukunu esas alır.
Örneğin, Fransa’da yapılan bir sözleşmenin geçerliliği Fransız hukukuna göre belirlenirken; sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin tespiti Türk usul hukukuna göre yapılır.
Zaman Bakımından Uygulama
Yeni usul kurallarının ne zaman uygulanacağı da önemlidir. Eğer kanunda açıkça yürürlük tarihi belirtilmişse, kural o tarihte yürürlüğe girer. Böyle bir düzenleme yoksa, derhal uygulanırlık ilkesi gereği yeni kural hemen geçerli olur.
Ancak bu noktada önemli bir ayrım vardır:
- Tamamlanmış usul işlemleri yeni değişikliklerden etkilenmez.
- Henüz tamamlanmamış işlemler ise yeni kurallara göre yürütülür.
Örneğin, temyiz süresinin 15 günden 20 güne çıkarılması halinde, süresi henüz dolmamış olanlar bu yeni haktan faydalanabilir; ancak süresi bitmiş olanlar yararlanamaz.
Çekişmeli ve Çekişmesiz Yargı
Yargı, soyut hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasıdır. Medeni usul hukuku esasen çekişmeli yargıyı düzenler; fakat çekişmesiz yargı da önemli bir alandır. Çekişmesiz yargı 6100 sayılı HMK ile sistemimize dâhil olmuştur. Burada taraflar yerine “ilgili kişiler” vardır ve ortada bir uyuşmazlık bulunmaz. Mahkeme, bir talep üzerine hareket eder.
Çekişmesiz yargının başlıca özellikleri şunlardır:
- Taraflar değil, ilgililer vardır.
- Bir menfaat çatışması ya da ihlal edilmiş sübjektif hak söz konusu değildir.
- Hakim resen araştırma yapabilir.
- Verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz, hâkim gerekirse kararından dönebilir.
- Kural olarak sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.
- Basit yargılama usulü uygulanır.

Yargılamanın Temel İlkeleri
Medeni usul hukukunda yargılamayı şekillendiren birtakım ilkeler vardır. Bunların bir kısmı Anayasa’da, bir kısmı da HMK’da düzenlenmiştir. Başlıca ilkeler şunlardır:
- Tasarruf İlkesi: Hak sahibi, dava açıp açmamakta, açtıktan sonra da feragat, sulh, arabuluculuk gibi yollara başvurmakta serbesttir. Hakim kendiliğinden dava açamaz.
- Taraflarca Getirilme İlkesi: Deliller ve iddialar taraflarca ileri sürülür. Hakim tarafların söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz.
- Teksif İlkesi: İddia ve savunmalar belirli bir aşamaya kadar ileri sürülmelidir; aksi halde dikkate alınmaz.
- Yargılamanın Hakim Tarafından Yürütülmesi: Hakim yargılamayı düzenler ve yönetir.
- Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi: Hakim tarafların yerine geçerek vakıa ileri süremez, ancak belirsizlikleri giderici sorular sorabilir.
- Doğrudanlık İlkesi: Delilleri bizzat yargılamayı yürüten hâkim incelemelidir.
- Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi: Hakim, kanuni sınırlamalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir.
- Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı: Tarafların iddia ve savunmalarını eşit şekilde sunabilmesi güvence altındadır.
- Usul Ekonomisi: Yargılama makul sürede ve en az masrafla tamamlanmalıdır.
- Aleniyet İlkesi: Duruşmalar herkese açıktır, istisnai haller dışında gizlilik söz konusu olamaz.
- Mahkemelerde Kullanılan Dil: Mahkemelerde Türkçe kullanılır.
Usul İşlemleri
Usul işlemleri, yargılamayı doğrudan veya dolaylı etkileyen işlemlerdir.
- Taraf Usul İşlemleri: Dava dilekçesi verme, tanık bildirme, ıslah gibi işlemlerdir.
- Mahkeme Usul İşlemleri: Hüküm verme, ara karar alma, duruşmaya çağırma gibi işlemlerdir.
Kararlar ikiye ayrılır:
- Ara Kararlar: Yargılamayı sonlandırmaz.
- Nihai Kararlar: Davayı sona erdirir ve hâkim dosyadan elini çeker.
Usul işlemleri şekle bağlıdır ve dürüstlük kuralına uygun yapılmalıdır.

Yetki Kuralları
Yetki, davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirler.
- Genel Yetki: Davalının yerleşim yeri mahkemesi kural olarak yetkilidir.
- Özel Yetki: Kanunda bazı davalar için alternatif yetkili mahkemeler öngörülmüştür (örneğin sözleşmenin ifa yeri).
- Kesin Yetki: Kanunda yalnızca belirli bir mahkemeye bağlanan davalardır. Bu kurallar kamu düzenine ilişkindir ve bozma sebebidir.
Dava Türleri
Medeni usul hukukunda farklı dava türleri vardır:
- Eda Davası: Davalının bir şeyi yapmaya, vermeye veya yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir.
- Tespit Davası: Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının/yokluğunun belirlenmesi istenir.
- Belirsiz Alacak Davası: Alacak miktarının baştan belirlenemediği durumlarda açılır.
- Kısmi Dava: Talebin yalnızca bir kısmı dava edilir.
- Davaların Yığılması: Aynı dilekçede birden fazla bağımsız talep ileri sürülür.
- Seçimlik Dava: Borçlu seçim hakkını kullanmadığında alacaklının açtığı davadır.
- Topluluk Davası: Dernek veya benzeri tüzel kişiler, üyelerinin veya temsil ettikleri grubun menfaatlerini korumak için dava açabilir.
Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Şevval Asude DOĞAN




