Mülkiyetin Genel Hükümleri ve İstihkak Davası

Mülkiyet hakkı kişiye eşya üzerinde en geniş yetkiler sağlayan ayni haktır. Bu hak sahibine hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde, konusu olan eşyayı kullanma, yararlanma ve onun üzerinde tasarruf etme yetkileri vermektedir.
Mülkiyet hakkı tekelci bir hak değildir, hakkını herkese karşı ileri sürebilir bir haktır. Malik, bu hakkını kullanırken kimseye bağımlı değildir.
Mülkiyet Hakkının İçeriği
Mülkiyet hakkı içerisinde birçok yetki bulundurur. Bu yetkiler aşağıda açıklanmıştır:
Aktif Yetki Ne Demek?
Aktif yetki; eşyayı kullanma, ondan yararlanma ve onun üzerinde tasarrufta bulunma yetkisini içermektedir (TMK m. 683). Bu yetki malın fiilen kullanılması, ürünlerinin toplanması, şeklinin değiştirilmesi, bölünmesi (ifraz) gibi fiili tasarrufları içine aldığı gibi malı başkasına devretme, kiralama, eşya üzerinde ayni hak kurma, mülkiyet hakkından feragat etme gibi hukuksal tasarrufları da içine alır.
Mülkiyet hakkının malike getirdiği bazı ödevler de vardır. Anayasa’da karma mülkiyet anlayışı benimsemiştir. Buna göre, mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz (AY m. 35). Yine malik, eşyayı “hukuk düzeninin sınırları içinde” kullanmak zorundadır (TMK m. 683). Örneğin malik evini yıkıp yeniden yapabilir; ama evini ateşe verip yakamaz. Zira genel güvenliği tehlikeye sokmak yasaktır (TCK m. 170).
Koruyucu Yetki Nedir?
Malikin, mülkiyet hakkına karşı yapılan saldırılara karşı koyabilmesi için kendisine tanınan olanaklara koruyucu yetkiler denir.
Malik koruyucu yetkilerini malın haksız yere elinde bulundurana istihkak davası ve haksız saldırılara karşı el atmanın önlenmesi davası açarak kullanabilir (TMK m. 683). Ayrıca malikin tespit davası açılabileceği de kabul edilmektedir.
İstihkak Davası Nedir?
İstihkak davası, eşyanın doğrudan doğruya (dolaysız) zilyedi olmayan malikin, mülkiyet hakkına dayanarak o eşya üzerinde zilyetliği haklı nedene dayanmayan kimseye karşı, haksız olarak ele geçirilen veya alıkonulan eşyanın geri verilmesini için açtığı davadır.
İstihkak davası bir ayni nitelikte bir edim davasıdır. Zira bu dava ayni bir hak olan mülkiyet hakkına dayanır ve yargılama sonucunda haksız çıkan davalı, taşınırlarda teslime, taşınmazlarda ise tahliyeye mahkum edilir. İstihkak davası ayni bir dava olduğundan zamanaşımına uğramaz.
İstihkak davasının konusu, mülkiyet hakkının konusu oluşturan her türlü eşya olabilir. İstihkak davası hem taşınır hem de taşınmazlar için açılabilir. Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar hakkında da istihkak davası açılabilir.

İstihkak Davasının Koşulları
İstihkak davasının açılabilmesi için “davacının mülkiyet hakkına sahip olması” ve “zilyedin o malı haklı bir nedenle elinde bulundurmaması” gerekir.
Malikin istihkak davası açabilmesi için zilyetliği yitirmiş olup olmaması ya da zilyetliğin elden çıkış biçimi önemli değildir. Malı çalınmış malik istihkak davası açabileceği gibi, malını kiraya veren malikin, kiracının kira süresi bittiği halde kiralananı geri vermekten kaçınması veya kira konusunun kiracı tarafından hakkı olmadığı halde bir başkasına kiralanması durumunda da bu davayı açması mümkündür.
İstihkak Davasında Yargılama Usulü
İstihkak davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazlar yönünden bunların bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınırlar bakımından genel kurallar uygulanır.
Davacı, eşyanın dolaysız zilyedi olmayan maliktir. Bu davayı dolaylı zilyet olan malik açabileceği gibi mala hiç zilyet olmamış veya zilyetliği sonradan yitirmiş malik de açabilir.
Davalı, eşyayı haksız olarak elinde bulunduran ve onu halen zilyetliğinde tutan kişidir. Zilyetliğin asli veya ferí ya da dolaylı veya dolaysız zilyet olup olmaması önemli değildir. Ancak zilyedin, malike karşı zilyetliği haklı bir nedene dayanıyorsa malikin istihkak istemi söz konusu olmaz. Örneğin (A), (B)’ye bilgisayarını bir ay kullanması için ödünç vermişse bu süre içinde (B), haklı bir nedene dayanarak malı elinde bulundurduğundan, (A) mülkiyet hakkına dayanarak istihkak davası açamaz. Ancak (B), bilgisayarı (C)’ye kiralamışsa (A), (C)’ye karşı istihkak davası açabilir. Zira (B) ile (C) arasındaki borç ilişkisi (A)’yı bağlamaz.
Davalılar, dava konusu mala ortak (müşterek) veya elbirliğiyle zilyet iseler davanın bütün zilyetler aleyhine açılması gerekir. Zilyet yardımcılarına karşı ise istihkak davası açılamaz.
İstihkak Davasında İspat Yükü
İstihkak davasında ispat yükü, kural olarak davacıya aittir. Bu davada malik, kendisinin geçerli bir hukuksal nedene dayanarak malik olduğunu ve davalının (zilyedin) davanın açıldığı tarihte haklı bir neden olmaksızın malı elinde bulundurduğunu ispat yükü altındadır.
İstihkak Davasında Karar
İstihkak davası kabul edilirse davalının haksız olarak el koyduğu veya alıkoyduğu eşyanın dolaysız zilyetliğinin davacıya geri verilmesine, özellikle taşınırlarda teslime, taşınmazlarda tahliyeye hükmedilir.
Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Ezgi DEMİROCAK




